Uzun süredir kullandığım Yapı Kredi World karta bankanın uyguladığı üyelik aidatının iadesi için Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyetine yaptığım başvuru lehime sonuçlanmış ve Banka aidatı iade etmişti. Bu yıl yine aidat kestiler. Yine Hakem Heyetine başvurdum. Yine lehime sonuçlandı ve yine Banka aidatı iptal etti. Ancak sormak isterim "Be Banka! Durum ortada. Neden şu aidatı iki de bir kesip durursun?!"
Siz siz olun, işin peşini bırakmayın, aidatlarınızı geri alın.
17 Mayıs 2012 Perşembe
12 Nisan 2012 Perşembe
Pekmez: El yapımı mı fabrikasyon mu?
Pekmez, bizim de oğlumuza hergün vermeye çalıştığımız, hatta her kahvaltıda yediğimiz bir ürün. Her ne kadar bakkaldan alsak da aklımızın bir ucunda el yapımı daha mı sağlıklı diye düşünüyorduk. Ama aşağıdaki bağlantıda anlatıldığı üzere eğer elyapımı pekmez üretiminde ısı kontrolü yapılmıyorsa kansorejen tehlikesi var demektir. En iyiyi bildik markalardan almak ve açtıktan sonra buzdolabında saklamak.
Haber için tıklayınız: http://www.ntvmsnbc.com/id/25339112
Haber için tıklayınız: http://www.ntvmsnbc.com/id/25339112
12 Mart 2012 Pazartesi
Ev işi yapan erkeklerin oranı: %10
E biz boşuna mı yazdık bu yazıyı? Haberin devamı için: http://www.ntvmsnbc.com/id/25329512/
9 Mart 2012 Cuma
Geç Kalmış bir Dünya Kadınlar Günü yazısı
Dün 8 Marttı. Dünya Kadınlar Günüydü. Yasalar onaylandı, konuşmalar yapıldı, büyük laflar edildi. Ama ne değişti? Hala temizlik ürünleri ile ilgili reklamlarda kadınlar var. Onlar hedef kitle. Evin temizliğinden sorumlular. Bulaşık, çamaşır, cam silme. Ne kadar yüzey temizleyici, bulaşık ve çamaşır deterjanı reklamı varsa hemen hemen hepsinde kadınlar var. Birtek bir marka cılız bir adamcağızı oynatıyor. O da güçlü kuvvetli birisi değil. Ha bir de Süpermen gibi bir çizgi-karakter de oynatılıyor. Ama o da gerçek değil. İşte bir Dünya Kadınlar Gününde yine durum bu!...ZKÜ'de bir sergi açıldı dün. Bugün de açıktı. Erkeklik İstisnai Bir Durumdur: http://tr.karaelmas.edu.tr/2012/03/sergi-5/. Bence kaçırmayın.
8 Mart 2012 Perşembe
Hangi müziği dinlemeli?
Hani derler ya "nesil farkı", "nesil çatışması" diye... Hani derler ya "ne'rde bizim nesil ne'rde şimdiki nesil?!"... "Efenim bizim zamanımızda erkekler ütüsüz pantolon giymezdi.", "Biz sanat müziği dinlerdik.". Duyarız buna benzer pekçok serzenişi büyüklerden. Haklı olabilirler. Zira onların gençliğinde bunlar revaçta idi. Buna alışkınlardı. Şimdi giyim tarzları da değişti müzikler de, değer yardıları da... Şimdi ütülenecek tarzda pantolon giymiyor çoğu genç. Zaten giyim tarzı en kolay değişenlerin başında geliyor kanımca. Baksanıza bu senenin modası ile seneninki farklı. Hadidiyelim ki "benim modam kendime yakıştırdığımdır" diyenlerdensiniz. Bu yıl giydiğiniz ile 10 sene önce giydiğiniz aynı tarzda mı? Büyük olasılıkla değil.
Bu konu nereden çıktı diyecekseniz. Geçenlerde 40'lı yaşlarında bir abimle konuşuyorduk müzik üzerine. "Gençler sanat müziği dinlemiyor" demişti. Doğru dedim. Ben de bugün belki işyerimde çalışırken sanat müziği değil Türkçe Pop (eski deyimle hafif müzik) dinliyorum. Ama bazen klasik müzik de dinliyorum latin müziği de... Nadiren sanat müziği dinleyince bu benim hoşuma gidiyorsa, çok sevdiğim davullu zurnalı Ege ezgileri dinleyince tüylerim diken diken oluyorsa, sorun çözülmiştür. Yani farklı müzikleri dinleyebilmek mesele. Ama severseniz ama sevmezseniz. Mesela birkaç ay caz dinledim. Duke Ellington felan birkaç kişiyi dinledim. Anladım ki ben caz sevmiyorum. Zorla mı kardeşim :P
Neyse!... Şimdi çalsın bakalım Hande Yener'den "TEŞEKKÜRLER".
Bu konu nereden çıktı diyecekseniz. Geçenlerde 40'lı yaşlarında bir abimle konuşuyorduk müzik üzerine. "Gençler sanat müziği dinlemiyor" demişti. Doğru dedim. Ben de bugün belki işyerimde çalışırken sanat müziği değil Türkçe Pop (eski deyimle hafif müzik) dinliyorum. Ama bazen klasik müzik de dinliyorum latin müziği de... Nadiren sanat müziği dinleyince bu benim hoşuma gidiyorsa, çok sevdiğim davullu zurnalı Ege ezgileri dinleyince tüylerim diken diken oluyorsa, sorun çözülmiştür. Yani farklı müzikleri dinleyebilmek mesele. Ama severseniz ama sevmezseniz. Mesela birkaç ay caz dinledim. Duke Ellington felan birkaç kişiyi dinledim. Anladım ki ben caz sevmiyorum. Zorla mı kardeşim :P
Neyse!... Şimdi çalsın bakalım Hande Yener'den "TEŞEKKÜRLER".
16 Şubat 2012 Perşembe
1 Şubat 2012 Çarşamba
Barış Manço Moda 81300 İstanbul
Bildik şeyler söylemeyeceğim Barış Manço için. Zaten onu tanıyanlar tanıyor. Ama o benim hayatta en kolay ezberlediğim adresin sahibiydi: Barış Manço Moda 81300 İstanbul. Ölümünden en çok üzüldüğüm sanatçıydı. Dünyayı gezme şansına sahip olduğu için imrendiğim insandı. Adam Olacak Çocuk'da çocuklarla kurduğu iletişim ile örnek olan kişiydi. Tee Japonya'larda veliaht prensleri bile yerinde hop oturtup hop kaldıracak kadar bir milletin binlerce kilometre öteden kalbini çalan kişiydi, üstelik Türkçe şarkılarla. Kendi de adı gibiydi, barış doluydu. Bu milletin özbe öz değerlerini iyi bilen ve bunları müzikle bizlere hatırlatandı. O bir taneydi. Nev-i şahsına münhasırdı. Nur içinde yat Barış Amca...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



